#Hayatınİçinden: Bir Çift Üstüne

Dün akşam bir oyuna gitmiştik. Sıralarımıza geçtik. En kenarda oturduğumuz için tam da yerleşmedik. Sırasına geçmek isteyenler için dizlerimiz tokuşmasın diye her an kalkıp yol vermeye hazır, bekliyoruz. Derken bize doğru ilerleyen bir çift gördük, yetmişli yaşlarındaydılar. Önümüzdeki sıraya meylettiler. Sıradan içeri girip biraz ilerlediler. Sonra kadının ” Sen geçtin oraya!” diyen seri, azarlayan sesini…

“AŞK”

Siz istediniz, ben de “Aşk” ın başlığını yazdım. Gerisini beraber yazalım. Yorumlarınızı bekliyorum 🙂

Eşinize Sorun: Bu Altı Maddeden Kaç Puan Verir Size?

Yalnız puan aralığı biraz farklı. 5 üzerinden yalnızca 5 veya 4 verilebilir. Böylelikle eksi puanlara düşmekten korunuyoruz 😅😅 Hassas konularda konuşmak biraz zaman alabiliyor. Dahası bazen hiç konuşamıyoruz. Dolayısı ile içimize atıp, biriktirip gereksiz patlamalar yaşamak yerine konuşmaya çalışmak en mantıklısı. Bu da konuşmanın başlangıç hali. Onun şikayet etmesini beklemeden, ki bizi incitir diye imtina ediyordur…

Neden Ayrılamayız? Bitiremeyiz?

Kendimizi iyi hissetmiyoruz. Yeterince mutlu değiliz. İçimize sinmeyen bir şey var. İçimizde bir burukluk. Bir geç kalmışlık hissi. “Keşke” ler kulağımızda çınlıyor. Kabullenilmişlik bir çaresizlik gibi, hafif hafif kendini belli eden bir karın ağrısı sanki, üşütünce daha da çok artan. Bir şeylerin yolunda gitmediğine eminiz. Hatta belki neyin  yolunda olmadığının da farkındayız. Peki ne duruyoruz? Ne…