Sevgili,
“Ayrılırsak nasıl olur, ben öyle çok drama olsun istemem.” diyorsun. Olmasın elbette.
Aklıma fizik derslerinde öğrendiğimiz formül geliyor: E=mgh
Bir cisim ne kadar yüksekteyse o denli çok potansiyel enerjisi olur. Ve de enerji korunur, kaybolmaz, bir şeye dönüşür.
Peki bu durumda, duygular çok yoğunken, ayrılırsak; yani en tepeden serbest düşüşle birbirimizi bırakırsak ne olur? Yere çarpıp paramparça olmaz mıyız?
Ne kadar yüksekteysek, o denli sert bir düşüş olmaz mı?
O enerji başka neye dönüşebilir? Başka yoğun duygulara, öfke gibi? Öfke ve hareket enerjisine; kırıp dökmelere?
Bunlar olmasın isteriz. Peki başka neler mümkün?
Kaçımız derin bir nefesle bu enerjiyi bedenimizden atmaya muktediriz?
Bir başka seçenek ne olabilir?
Belki birbirimizi güzel dileklerle, güzel sözlerle sarıp sarmalayabiliriz, çarpınca daha az acır canımız, yeterince şanslıysak da bir paraşüt etkisi yapar güzellikler, yere yumuşak bir iniş yaparız.
Şunu söyleyebilirim, elbette ayrılmak için beraber olmuyoruz, ve isterim ki ayrılmayalım. Yapabileceğim tüm onarımları ilişkinin içindeyken yapmayı arzu ederim, öylesi daha makbul olur. Ayrılmak bir seçenek olacağı zaman da, sınırlarına saygı duyarak elimden geleni yapmaya çalışırım. En azından niyetim bu yönde. Ama zor be kuzum, ince işler, zor dengeler.
Yine günün sonunda her şey olduğu kadar olacak.
Güzel olsun, güzellikle olsun.
Gönül ister ayrılmayalım.