Dolu dolu bir hayat yaşayabilmek, hayatı anlayabilmek, kendimizle karşılaşabilmek için ne kadar kitap okumuş olmak, kaç tane film izlemiş, kaç ülke gezmiş olmak gerekir?
Gerekir mi?
İşin sırrı nerede; nitelikte mi nicelikte mi? Sayılar mı önemli olan yoksa ne olduğu mu?
Tarihten tanıdığımız nice bilge insan köyünden hiç çıkmadan kitaplarını yazmıştır. Bugüne kadar yayınlanmış tüm kitaplar günümüzde bir senede yayınlanmaktadır. Bir senede yayınlanan makaleleri okuyabilmek için kaç seneye ihtiyaç duyarız acaba?
Tüm bu uğraşın sonunda hıza yetişememiş, kendimizi henüz olmamış, yetersiz hissetmiş olmak da cabası.
Nasıl oluruz o zaman?
Sayıların çokluğu değil de, neyle haşır neşir olduğumuz ve üstüne ne kadar düşündüğümüz gelişimimizde, algımızda, yordamımızda daha etkili.
O halde kendimize ayna tutacak, başka türlü düşünmemizi sağlayacak, hatta bize düşünmeyi gösterecek birkaç iyi kitap yeterli olabilir. Bize içimize bakmamızı anımsatsın, her şeyin bir ve aynı olduğunu göstersin.
Kitapların arasından çıkıp, ekrandan gözlerimizi kaldırıp o boşluğa bakınca gördüğümüz şey hayatın ta kendisi. Kendi deneyimimize izin vermek, yürümek, yola çıkmak ve kendi adımlarımızın iz bırakmasına imkan tanımak.
Hayat, derin bir nefesle seni içime çekiyorum. Yaşanınca daha bir güzelsin : )
Okuma Önerisi
- Zhuangzi Metinleri, İş Bankası Kültür Yayınları
One Comment Kendi yorumunu ekle