Gıda Takviyesi Kullanımı

Gıda takviyesi kullanımı hakkında iki yaklaşım var. Birincisi gıdalardan gerekli mikro ve makro elementleri alabiliyoruz, takviye kullanmaya gerek yok diyen bakış açısı; bir diğeri ise gıdalar günümüzde eskisi kadar besleyici değil veya arzu ettiğimiz yararı sağlayabilmeleri için o belli gıdadan kilolarca yemek gerekir ki bu mümkün değil diyen bakış açısı. Bazen araştırmaların da, uzmanların da bir dediği diğerini tutmayabiliyor (lobi gücü, güncel araştırma…vs) bu sebeple burada karar bize kalmış.

Elbette gıda takviyelerinin önemli bir ekonomisi var ve türlü araştırmalarla bizi motive etmek onların biricik arzusu. Bu arada ilginç bir not olsun; örneğin ABD’de takviye gıdaların reklamları tv’de yer alırken bizim ekranlarımızda bunlar gibi ilaç veya takviye reklamları yönetmelikler gereği yer almamaktadır. Yani o kadar da güdülenmiyoruz. Ancak bizim de tv’ye her gün çıkan, önerilerde bulunan doktorlarımız var. Kafa karışıklığı ve panik hissi için bire bir, yaşasındı!

Diğer yandan da, maruz kaldığımız hava, su kirlilikleri; kalıntılar, yaşlanma derken vücudun kendisini onarması ve daha diri tutması için bazı takviyeler, bilhassa antioksidan dediğimiz kanser savaşçıları gerekebiliyor.

Yanı sıra, son zamanlarda takviyelerle ilgili çılgın araştırmalar da yürütülüyor. Özellikle geç yaşlanmayaşlanmama (anti-aging) üstüne çalışan bazı girişimciler günde yaklaşık yüz tablete kadar takviye kullanarak vücutlarının sınırlarını keşfetmeye çalışıyorlar. Düzenli bir şekilde yaptırdıkları ölçümlerden şimdilik onlar için her şey yolunda görünüyor. Bu şu an bizler için pek ekonomik de değil : )

Gıda takviyeleri için genel olarak azı karar, çoğu zarar bakış açısı geçerli olabilir. Belki de bu takviyeleri abartmadan, gerektiğince, bazen ara vererek kullanmak ve sağlığımızı bunlarla inşa etmek yerine bunları yalnızca ek olarak kullanmak iyi fikir olabilir.

Alanda nispeten hemfikir olunmuş, benim de eczacılarım Murat ve Büşra’ya danışarak önerileriyle oluşturduğum listem aşağıda. Takviyelerin de teknolojileri, içerikleri, emilimleri, biyoyararlılıkları çokça geliştirildiği için kullandığımız takviyelerle ilgili arada bir danışmakta yarar var. Daha iyisi varsa onu alalım 🙂

  • D vitamini olmazsa olmaz. Kilo verememekten, depresyona kadar eksikliğinde birçok sorun çıkabiliyor. Gençlerde, yaşlılarda, gebelerde neredeyse herkesin her gün kullanması gereken bir takviye. Bugünlerde emiliminin artması bakımından K2 vitamini ile birlikte satılıyor. D3K2 olarak geçiyor bu formlar. Her 10 kg için bir damla önerilen formu. Reçetesiz kullanımında da pek bir sıkıntı olmayacağı düşünülüyor çünkü genel olarak çoğumuzda D vitamini eksiliği mevcut.
  • Magnezyum bugünlerde çok popüler. Vücuttaki birçok kimyasal reaksiyona katıldığı için takviye olarak alınması önerilebiliyor. Özellikle kadınlarda regl ağrıları, kas ağrıları, kabızlık durumlarında vücudu gevşetmesi bakımından öneriliyor. Ben de dördü bir arada olan (Citrate, Glycinate, Malate ve Taurate) emilimi için B6 ile zenginleştirilmiş kompleksini kullanıyorum. Günde bir tane önerilen miktar. Daha rahat bir uyku için gece yatarken almayı tercih ediyorum.
  • Omega 3 ender olarak sürekli kullanımı teşvik edilen bir takviye. Akıl sağlığına, kan dolaşımına yararlı etkiler mevcut. Bu takviyenin içeriğini vücudumuz sentezleyemiyor, bunun için dışarıdan takviyeye ihtiyacımız var. Yemekle birlikte alınması öneriliyor. Balık yağının; hangi sulardaki, hangi balıklardan elde edildiği önemli bir kalite belirleyicisi.
  • Glikojen-Glutatyon takviyeleri: Sizin de dizleriniz, eklemleriniz benim gibi biraz hassassa, hele de belli bir yaştan sonra adeta olası ameliyat tarihinizi ertelemenize olanak veriyor bu takviyeler. Bu takviyeleri aralıksız 3 ay kullanıp sonra ara vermeyi öneriyorlar. İhtiyaca binaen yılda iki kür yapılabilir. Tenis oynadığım dönemde dizlerimi hırpaladığımda benim için vazgeçilmezdi, çok yararını gördüm. Etrafımdaki orta yaşlı kadınların çoğu da memnuniyetle kullanıyor. Çok öneririm.

Bunların dışındaki takviyelerin biraz daha ihtiyaç dahilinde (kan tahlilindeki eksiklere bakılarak) kullanılması gerekebilir. C vitamini, Çinko gibileri de hastalık, kırgınlık durumlarında bağışıklığı artırmak için alabiliriz. Artık bu kısımdan sonrasında doktor ve eczacı el ele, ben çekiliyorum : )


Önemli Not

  • İlaçların sahteleri çok yaygın olduğu için, ilaç ve takviyelerinizi internetten değil de eczanenizden satın almayı öneriyorlar. (Gizli özne: Uzmanlar : )

Ne kullanıyorsak, bize şifa olsun! Ekonomimize ve bedenimize ekstra yük getirmesin 😉

One Comment Kendi yorumunu ekle

Yorum bırakın