“AŞK”

Siz istediniz, ben de “Aşk” ın başlığını yazdım. Gerisini beraber yazalım. Yorumlarınızı bekliyorum 🙂

Sözlü Tacizde Bulunan Bizsek, Bu Dili Nasıl Değiştirebiliriz?

Öncelikle eğer sözlü tacizde bulunan bizsek bu yaptığımızın normal olmadığının bunun taciz olduğunun farkına varalım. İkinci adımda bir içimize dönüp bakalım: Neden böyle davranıyoruz? Hangi durumlarda? Karşımızdakini incitmek mi istiyoruz? Egomuz biraz zarar görünce soluğu karşımızdakini ezmekte, sindirmekte mi alıyoruz? Bize böyle davranıldığı için mi biz de böyle davranıyoruz? Yani şimdiye kadar öğrendiğimiz iletişim dili bu…

Bir Şiddet Türü: Sözlü Taciz

Birbirimizi sözlerimizle incittiğimiz, ezdiğimiz, küçümsediğimiz, susarak cezalandırdığımız, görmemezlikten geldiğimiz, kale almadığımız, etiketlediğimiz, yargıladığımız, kıyasıya eleştirdiğimiz tüm o anlarda birbirimize şiddet uyguluyoruz.  Adına “şiddet” deyince, bir tanımını yapınca biraz daha ciddi geliyor kulağa. Oysa ne kadar olağan değil mi? Sıkça yapıyoruz zaten, oldukça hayatın içinden. Bize de öyle davranılmıştı, halen daha davranılıyor. Dolayısı ile biz de…

Eşinize Sorun: Bu Altı Maddeden Kaç Puan Verir Size?

Yalnız puan aralığı biraz farklı. 5 üzerinden yalnızca 5 veya 4 verilebilir. Böylelikle eksi puanlara düşmekten korunuyoruz 😅😅 Hassas konularda konuşmak biraz zaman alabiliyor. Dahası bazen hiç konuşamıyoruz. Dolayısı ile içimize atıp, biriktirip gereksiz patlamalar yaşamak yerine konuşmaya çalışmak en mantıklısı. Bu da konuşmanın başlangıç hali. Onun şikayet etmesini beklemeden, ki bizi incitir diye imtina ediyordur…

Neden Ayrılamayız? Bitiremeyiz?

Kendimizi iyi hissetmiyoruz. Yeterince mutlu değiliz. İçimize sinmeyen bir şey var. İçimizde bir burukluk. Bir geç kalmışlık hissi. “Keşke” ler kulağımızda çınlıyor. Kabullenilmişlik bir çaresizlik gibi, hafif hafif kendini belli eden bir karın ağrısı sanki, üşütünce daha da çok artan. Bir şeylerin yolunda gitmediğine eminiz. Hatta belki neyin  yolunda olmadığının da farkındayız. Peki ne duruyoruz? Ne…